Turk Time
DOLAR
43,1306 %0.21
EURO
50,2178 %-0.09
ALTIN
6251,3500 %0.91
BIST-100
12201,00 %0.93
PETROL
63,0100 %1.65
BONO
37,0500 %0.27
ISTANBUL
BUGÜN
3/11°
ISTANBUL
YARIN
2/3°

SURİYE'DE TEK YOL: KARARLILIK VE CAYDIRICILIK

 

Halep’teki hain provokasyonlar, Türkiye’nin kararlılığını test etme girişimidir; ama karşısında sadece net ve caydırıcı bir güç bulacaklar.

Suriye denkleminde pazarlık yoktur.

Türkiye sınırlarında ve ötesinde güvenliği sağlamak için taviz tanımaz.

SDG, YPG ve PYD, hangi kılıfla sunulursa sunulsun, Türkiye için bir terör örgütüdür. MOSSAD’la örtülü ilişkiler kuran, CIA’nın sahadaki aparatı gibi hareket eden, Pentagon bütçeleriyle beslenen ve MI6 şemsiyesi altında korunan bu yapı, “yerel ortak” masalıyla meşrulaştırılamaz. SDG’nin varlığı sadece sınırlarımızı değil, Irak’tan Doğu Akdeniz’e uzanan stratejik hattı da tehdit etmektedir. Halep’te sivillere yönelik saldırılar ve provokasyonlar, Türkiye’nin kararlılığını sınamaya çalışan tüm aktörlere mesaj niteliğindedir.

Uzun vadeli strateji: Kontrol edilemez maliyetler.

Devletlerarası ilişkilerde terör örgütleri üzerinden yürütülen oyunlar, kısa vadede taktik avantaj sağlasa da uzun vadede ağır maliyet üretir. Sınır güvenliğini aşındıran, demografiyi zorlayan ve terörü kalıcılaştıran bu yapı, sadece Türkiye’nin değil, bölgesel istikrarı korumak isteyen tüm aktörlerin aleyhinedir. ABD-CENTCOM hattındaki destek, SDG’nin sahadaki varlığını güçlendiren kritik bir unsurdur; Türkiye, sahadaki askeri güç, diplomasi ve istihbarat entegrasyonu ile bu desteği etkisiz hâle getirmektedir. ABD ve Batı’ya net mesaj açıktır: Türkiye sınırları ve stratejik hattında kimseyle pazarlık yapmaz; her destek uzun vadede ağır maliyetle karşılaşacaktır.

Türkiye kararlılığını sahada gösteriyor.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı ve Pençe harekâtları, Türkiye’nin kararlılığının somut ve caydırıcı göstergesidir. Halep’teki provokasyonlara verilen yanıtlar, yalnızca taktik değil, stratejik ve diplomatik bir uyarıdır. Türkiye, SDG’yi ortadan kaldırma iradesinden asla taviz vermez. Sahadaki operasyonlar, diplomatik ve stratejik uyarıların somut ifadesidir.

Batı’ya sert uyarı.

SDG, YPG ve PYD’yi destekleyenler—ABD, Birleşik Krallık, Fransa, İsrail, AB ve NATO içindeki bazı destekçi unsurlar—bunu iyi anlamalıdır. Terör örgütlerini fonlamak, eğitmek ve korumak kısa vadede “alan tutma” hissi verse de uzun vadede ekonomik, askeri ve diplomatik maliyetleri katlanacaktır. Türkiye, sahada ve masada oyun kurucu ve caydırıcı güç olarak tüm destekleri boşa çıkaracaktır.

Stratejik üstünlük ve istihbarat refleksi.

Türkiye’nin kararlılığı yalnızca söylemle sınırlı değildir. Savunma sanayii bağımsızlığı, insansız sistemler, elektronik harp yetenekleri ve gerçek zamanlı istihbarat entegrasyonu Ankara’ya sahada ve diplomasi masasında üstünlük sağlar. Sınır ötesinde kurulan lojistik hatlar, finans ağları ve siyasi vitrinler eş zamanlı izlenmekte; uluslararası bağlantılar diplomatik kanallar üzerinden kayıt altına alınmaktadır. Bu, SDG/YPG/PYD destekçileri için hem sahada hem de uluslararası alanda geri dönüşü olmayan maliyetler üretir.

Uzun vadede tek yol: Kararlılık.

Çok kutuplu dünya düzeninde, terör örgütlerine dayalı bölgesel mühendislik projeleri sürdürülemez. Enerji güvenliği, göç baskısı, savunma harcamaları ve kamuoyu tepkisi, bu projelerin taşıyıcılarını zayıflatır. Türkiye, sahayı ve masayı birlikte okur; öncelik Suriye’nin toprak bütünlüğü ve terörden arındırılmış istikrarıdır.

Egemenlik refleksi asla taviz vermez.

Türkiye’nin kararlılığı sarsılmazdır. Terörle mücadele, retorik değil devlet aklı ve stratejik refleksin somut uygulamasıdır. Suriye’de kalıcı barışın yolu, terör örgütlerinden arındırılmış egemenlikten geçer. Başka yol yoktur.

Son mesaj: Caydırıcı ve net.

Türkiye, güvenliğini başkalarının ajandasına bırakmaz. SDG, YPG ve PYD üzerinden kurulan oyun bozulacaktır. Bedeli ödemek istemeyenler, kendi ekonomik ve siyasi mabadlarında ağır sonuçlarla yüzleşecektir.

Mesaj açıktır: Sahada askeri, masada diplomatik, perde arkasında istihbarî refleksler birleştiğinde uluslararası aktörler için geri dönüş yoktur. Türkiye’nin kararlılığı, caydırıcı ve net bir güç göstergesidir.

Bu kararlılık, sınırlarımızdan ötesine uzanan her tehdidi kıracak ve caydırıcı bir irade olarak varlığını her daim hissettirecektir.

Kararlılık bizim sınırımız, caydırıcılık bizim gücümüzdür!

Ve unutulmasın ki, Türkiye’nin kararlılığı karşısında hesap yapanlar hiçbir zaman kazanç sağlayamaz.