Kurtarıcı Sendromu
Tohumu ekersin ama çiçeği zorla açtıramazsın…
Bir öğreti, bir tohumdur. Tohumun çiçek açması, onun tekrarlı beslenmesine ve uygun ortamda tutulmasına bağlıdır.
Bir insanın bilmediğini ona öğreten pozisyonunda anlamasına uğraşmak kibirdir…
Anlatılan anda, kişi hazır bulunuşluk halinde olmayabilir. Bu öğretiyi kavraması için o konu hakkında algı düzeyinin yeterli olması gerekir. Bunun yanında odaklanabilecek durumda bulunmalıdır. Ve ilgi alanı içindeki bir konuya merak duyabilir.
Karşıdaki proje değildir…
Hakikat sunulur ve o kendi yolculuğunda bilgiyi kendi isterse düşe kalka işler ve öğrenir.
Yani herkesi her hakikatle kurtaramazsın…
Evladın da olsa, senin önemli gördüğün kurtarıcı bir bilgiyi ona yaklaştıramayabilirsin. Söylersin ve beklersin. Bir gün yine laf aynı yere gelir ve üzerine bir tuğla daha eklersin. Sonra o fark etmeye başlayabilir. Bir sohbet meclisinde ya da sosyal medyada dolaşırken, onun karşısına bu bilgiyi büyüten cümleler çıkabilir. Ya da hiç etkilenmeyebilir çünkü bu çiçek onun toprağına uygun değildir.
Canın sıkılır…
“Öğretebilmeliydim” diye hayıflanırsın. İçten içe ona kızarsın. Hatta onu küçümsersin. Sana göre olağan bir şekilde alınabilecek bir hayat dersi, çocuğunda etkisizdir.
Kendi parçanın bile, özellikleri farklıdır…
Her bireyin kendine ait bir levhası vardır ve orayı kendi iradesiyle doldurur. Bir olaya ilişkin davranış biçimi, kendi levhasından okuduklarıyla belirlenir. Senin levhanı açıp göz gezdiremez.
Kurtaramadıklarına duyduğun kibri belki kendine dönüp bakmayı denediğinde dengeleyebilirsin…
Belki, bir öğretmenin kendi yolunu çizmekteki başarısızlığını sana gösterebilmekle ne kadar da çok uğraşmıştı. Sen hatırlamıyor olabilirsin. Veya bir arkadaşın, yanlış ilişki seçimlerinde seni uyarmaya çalışmıştı. Onu hiç anlamamış olabilirsin.
Hepimizin kurtarılacak bir tarafı vardır da, herkes başkasının eksiğini düzeltmeye çalışır gibi uğraşıp kibre girmeyebilir.
Önce kendimize öğretmenlik yapmayı tevazuyla seçebiliriz. Sonra yardıma açık bir şekilde talepte bulunana yardımcı olabiliriz…

