Çayla Isınan Yuvalar
Belki önce bir kahve gelebilir fakat gecenin eşlikçisi sıcak çaydır…
Evin kız torunu akşam yemeğinden sonra annesinin demlediği çayları dağıtmaya başlar. Tepsisini ilk önce dedesine dizlerini kırarak uzatır. Eğer dedesinin elleri titriyorsa, sehpaya çayı kendisi yerleştirir. Aynı şekilde eğilip çay vermeye devam eder.
Ve odanın bir köşesinde elinde tepsi ile sandalyeye oturur…
Yüzlere bakmadan, oturanların önlerindeki boşalan bardakları göz ucuyla takip eder. Dedesinin çayı bittiğinde, ayağa kalkarak boşalan bardakları toplar ve mutfağa giderek doldurur. Hiç zaman kaybetmeden hızlıca tepsisini odaya getirir.
Konuşanlar evin erkekleridir…
Kadınlar, kenarda oturarak onları dinler. Arada babaanne biraz bir şeyler söyler. Bazen gündelik işlerden, bazen mahalledekilerin gereklilik arz eden hallerinden, bazen ekonominin gidişatından ve futboldan muhabbetler döner. Aslında ciddi konulara girilmez. Mümkün olduğunca birleştiren sohbetler yapılır.
Hayat zaten zordur…
Kadınlar ev işleri ile yorulur. Erkekler çalışırken yorulur. Hepsi gün boyu meşguldür. Herkes üzerine aldığı görevle birbirine ihtiyaç duyar. Sorumlulukların tam vaktinde ve elinden gelen en iyi şekilde yerine getirilmesiyle, geniş aile yaşantısını sürdürür.
Bir iş hoşa gitmediyse, yüze vurulmaz…
Bu işi bilen yaparak yapamayana gösterir ve işi öğrenmesini sağlar. Olumsuz yargılardan kaçınılır. İşin nasıl yapılacağı kısa cümlelerle anlatılır. Fazladan laf sarf edilmeyerek öğrenen ezilmez.
Akşam sohbeti gibi kahvaltının da baş tacı çaydır…
Çaya bandırılan ekmekler yenir. Yanında peynir veya zeytin varsa, ne ala.
Çay sadece bir içecek değildir…
Akşamın ritmi, evin nabzı ve bir aradalığın sessiz aracıdır.
Velhasıl…
Geniş aile örnekleri üzerinden aile dengesinin nasıl kurulduğunu konuştuk. Bu dengenin, günümüz aile yapılarında nasıl yeniden şekillendiğini ise bir sonraki yazıda, aile danışmanlığı yaklaşımıyla ele alacağız.

