Turk Time
DOLAR
43,1306 %0.21
EURO
50,2178 %-0.09
ALTIN
6251,3500 %0.91
BIST-100
12201,00 %0.93
PETROL
63,0100 %1.65
BONO
37,0500 %0.27
ISTANBUL
BUGÜN
4/12°
ISTANBUL
YARIN
2/3°

Konuşulmayan Kökler

 

Ortada paylaşılan ve görevler dağılmış şekilde kurulan bir sofra vardır…

Bu sofranın hikayesi; çalışan erkeğin, erzakları alarak kapıdan içeri girmesiyle başlar. Çalışan erkeğin eşi, onu hoşlukla karşılayarak getirilenlerle yemek yapar. Çalışan erkek, odaya girdiğinde önce anne-babasının elini öper ve hâl hatır sorar. Ardından yaş büyüğü sırasına göre hâl hatır sorarak odadaki ev ahalisiyle görüşür. 

Kız torunlar, sofraya malzemeleri taşır ve sofrayı kurar…

Dede sofraya oturduktan sonra; babaanne, en büyük erkek, diğer erkek çocuklar, evin kız çocukları, erkeklerin eşleri ve en son torunlar sofraya oturur. Çeşit sayısı sınırlıdır. Kiminin evinde iki çeşit, kiminin evinde üç çeşittir. İlk lokma ağıza besmele ile alınır.

Sofrada muhabbet fazla yapılmaz…

Bir şey istenirken, yanındakinden sessizce istenir. Büyüklerin ses tonundan yüksek ses tonu kullanılmaz. Başlar önlerindedir ve gözler kendi tabaklarına bakar. Tabağın yanına konan ekmek yenir, diğerinin ekmeğine uzanılmaz. Sofradan dede kalktıktan sonra yine sırayla kalkılır. Her kalkan “elhamdülillah” der. 

Sofra; yalnızca yemek yenilen yer değil, hiyerarşinin, sınırın, sessiz anlaşmaların ve içselleştirilmiş disiplinin mekânıdır…

“Aileler en çok konuşulmayan meseleler üzerinden şekillenir.”
— Carl Whitaker

Geniş ailelerde düzen, evin büyükleri tarafından kurulur ve aile ilişkileri yönetilir… 

Otorite figürleri çift, çekinilen ve bir bakışından korkulan evin yöneticileridir. Diğer aile üyeleri, büyük anne-baba duygularını ve tepkilerini önemseyerek huzurlu ve sakin davranır. Meseleler mümkün olduğunca örtülerek mesele yapılmaz. 

Aile içi ilişkilerde en baskın ve güçlü duygu SAYGIDIR…

Saygıyla fazla sözcük kullanılmaz. Saygıyla karşı tarafın alanına müdahale edilmez. Saygıyla üstüne vazife olmayan konular sorulmaz. Saygıyla temas ve dokunma yerli yerinde vardır. Saygıyla fazladan kıyafet alınmaz. Saygıyla fazladan yenmez. Saygıyla israftan kaçınılır. Saygıyla lüzumsuz bir hareket yapılmaz. 

Dolayısıyla çatışma, tahammülsüzlük, sabırsızlık, kavga, atışma, kabalık veya taşkın davranışlar ortaya çıkmaz…

“Edep bir tâc imiş, nûr-i Hüdâ’dan;
Giy o tâcı, emîn ol her belâdan.”
-Yunus Emre

Köklerimize dönüp bakmadan aile dengemizi, aile dengemizi anlamadan da toplumsal dengeyi kurmak mümkün mü?..

Bu sorunun izini bir sonraki yazımızda sürmeye devam edelim.