Turk Time
DOLAR
45,3604 %0.02
EURO
53,4893 %-0.06
ALTIN
6905,4400 %0.43
BIST-100
15134,00 %0.47
PETROL
104,4300 %3.1
BONO
41,7100 %2.61
ISTANBUL
BUGÜN
17/23°
ISTANBUL
YARIN
16/22°

Sırlarla Dolu Oya Dili

Atalarımız ince ve zarif ruhlarıyla; yer aldıkları sokaklara, mimariye, el işlerine ve üsluplarına dokunur. Toplumsal düzeni huzurla sağlayan atalarımıza dönüp bakmamız; kadim bilgilerle kurulan köklü medeniyetimize bizi şahit yapacaktır.

Gelinlerin kayınvalidelerine, eşlerin birbirine söyleyemediği sözleri ilmeklerine gizlemişlerdir. İşte iğne oyalarının bilinmeyen hikayeleri:

Çakır Dikeni Oyası ile gelin kayınvalidesine “bana diken gibi batma” mesajını iletir.

Elleriyle kendini ifade etme olanağını kullanıyorlar.

Karanfil Oyası; güzellik, hoşluk ve memnuniyet ifade eder.

Olumsuz ve olumlu durumların ifadesini başlarında taşıyorlar.

Biber Oyası; gelinin eşiyle ya da kayınvalidesiyle yaşadığı sorunları “aramız biber gibi” şeklinde tülbentine işlemesidir.

Ses ile kırılmaların önüne geçirilen edep, kadının iletişim ihtiyacını oyalarla karşılamasını sağlıyor.

Elma Çiçeği Oyası; sevinç ve müjde anlamlarına gelir.

Örneğin; bebek bekleyen yeni gelinler, müjdelerini elma çiçeği oyası hediyeleri ile veriyor.

Genevir Oyası; oğullarını evlendiren annelerin ağırbaşlılığını simgeler.

Genevir oyası iki renkle yapıldığı için anneler, duruma göre hareket edeceklerini belirtiyor.

Oyalar sadece bir süsleme olmanın ötesinde toplumsal bir mesaj ve sembolizm taşırken, “şimdi biz neyi taşıyoruz?” diye düşünüyorum…

Bence ince ve zarif ruhlarımız hala yerinde duruyor. Geleneksel el sanatlarına ilgimizle,  gerçek medeniyetin nasıl olduğunu hatırlayabiliriz.

Peki, sizin ailenizde nesilden nesile aktarılan bir oya hikayesi var mı? Oyaların anlamları üzerine muhabbet ediyor musunuz?

Yorumlarda bizimle paylaşın.