Kimse Kimsenin Yolundan Yürümedi
Fakat herkesin acı çekmiş olması, zorluk yaşamış olması ve kötülüklere maruz kalması ortaktır…
Burada bulunan haksızlıklar, iftiralar, zorbalıklar, kafasına göre cezalar ve değersizleştirmeler; belki hepimizde vardır. Öfkelenmişizdir, hayal kırıklığına uğramışızdır veya çıkmazda kalıp kendimize zarar vermişizdir.
Ama herkes birbirini eleştirir…
O işi yaparken akıllı davranmadığından bahseder. İlişkilerinde sorunlu bulur. Kendi statüsüne uygun bulmaz. Para kazanmayı bilmediğini söyler. Çocuklarını yetiştiremediğini anlatır.
Ama kimse kendine bakmaz…
Yani kendi eleştirilecek yönlerini göremez. İnsan, kendisine yapılan yanlışları kolayca fark eder; kendi yanlışlarına ise çoğu zaman körleşir.
Fakat karşındaki de birçok sıkıntı içerisindedir…
Onu anlamak ise, insanın kendi yaralarıyla yüzleşmesini gerektirir. Birisi de çıkıp kendisini bütün kusurlarıyla sevmemiştir ve kucaklamamıştır. Hayatta bir başına mücadelesini vermiştir ve kendine göre bir şeyleri başarmıştır.
Ama karşısındakinin yolunda yürürken nelerle uğraştığını fark etmek, insanı kendi yaralarıyla da yüzleştirir…
İçinde acı yanar dağ gibi durmaktadır. Biriken acılar konuşulmadığında, iki insan da içindeki volkanı birbirine taşıyacaktır. Birbirlerini empatiyle dinlemeye başladıklarında, karşılıklı oturup ağlamaları gerekecektir.
Ama suçlamak kolaydır…
“Onu sana yakıştıramadım” demek kolaydır. Gerçeğin ağırlığını taşımak zordur. “Değersiz davranışların var” demek kolaydır. İnsan bazen başkasını iterken kendinden kaçıyordur.
Zor olan ise, ince bir kalbin merhametini ve şefkatini önce kendine sonra herkese göstermektir.

