Turk Time
DOLAR
45,6152 %0.06
EURO
53,0474 %0.01
ALTIN
6610,1500 %-0.76
BIST-100
13634,00 %-2.69
PETROL
107,1800 %2.06
BONO
43,8300 %0.46
ISTANBUL
BUGÜN
16/21°
ISTANBUL
YARIN
16/21°

Alacaklı-Verecekli Evliliği

Borç listesi kabarmıştır…

Kendi fedakârlıklarını ve emeklerini listeleyerek eşinin yanlış davranışlarının karşısına koyarsın.

Alacaklısındır…

Yaptıklarını unutmazsın. Onun yapmadıklarını da…

Bir gün geç kalışını, seni yalnız bıraktığı anları, tutulmayan sözleri, eksik kalan ilgiyi hafızanda saklarsın.

Fakat aynı listenin diğer tarafında kendi verdiklerin vardır: Vazgeçtiklerin, sabrettiklerin, sustukların…

Ve zamanla evlilik, iki insanın birlikte yaşadığı bir ilişki olmaktan çıkar; görünmez bir muhasebe masasına dönüşür.

Bugün yaşananlar, geçmişte yaşananların gölgesinde değerlendirilir…

Yapılan güzel bir davranış görülmez. Çünkü eski borç henüz kapanmamıştır. Söylenen güzel bir sözün değeri azalır. Çünkü eski kırgınlığın faizi işlemeye devam etmektedir.

Her tartışmada eski dosyalar açılır…

Eşler birbirini değil, geçmiş kayıtları konuşur. İlişki bir muhasebe sistemine dönüştüğünde sevgi yerini hesaplamaya bırakabilir.

Kim daha çok verdi? Kim daha çok yoruldu? Kim daha fazla fedakârlık yaptı?

Sorular çoğaldıkça yakınlık azalır. Çünkü sevgi, sürekli ölçülen yerde rahat nefes alamaz.

Virginia Satir’in yaklaşımına göre; geçmişte yaşanan travmalar ve karşılanmamış beklentiler zamanla duygusal birer "yaraya" dönüşür... 

İnsanlar, tetiklendiklerinde bugünün gerçekliği yerine geçmişin kalıplarıyla ve savunma mekanizmalarıyla tepki verirler. 

İnsan bazen eşine değil, geçmişte açılmış hesabına bağlanır…

O hesabın kapanmasını, anlaşılmayı, özür duymayı ve telafi edilmeyi bekler. Bekledikçe de bugün var olan ilişkisini kaçırır.

Sen neye bağlısın?

Eşine mi, yoksa yıllardır kapatamadığın hesap defterine mi? Sırf o defterine bağlılığınla mı evliliğini sürdürüyorsun? Hedefin alacaklarını almak mı? Eşini gerçekten seviyor musun?