Rahmi Turan: Gazetelerin Deklarasyonuna İmza Atmam!
Duayen gazeteci Rahmi Turan yeni çıkaracağı gazete ve yayın yönetmenlerinin internet yasağı konusundaki görüşlerini Turktime’a açıkladı.
- Son Güncelleme:

Duayen gazeteci Rahmi Turan yeni çıkaracağı gazete ve yayın yönetmenlerinin internet yasağı konusundaki görüşlerini Turktime’dan Talat Atilla ve Ersin Tokgöz'e açıkladı.
Medya kulisleri yaklaşık bir yıl önce fısıltı halinde yayılan haberle hareketlenmişti. Türk basının duayen yayın yönetmeni Rahmi Turan yeni bir gazete çıkaracaktı çünkü. Bir gazetenin Rahmi Turan imzasını taşıyacak olması heyecan için yeterliydi. Ve o kulis yaz aylarında yaptığımız röportajla ete kemiğe bürünmüş hatta Rahmi Turan çıkaracağı gazetenin tarihini bile vermişti. Ancak o tarih geçmesine rağmen gazete çıkmadı. Peki, ne oldu? Neden ertelendi? Gazete çıkacak mı? Yeni tarih ne? Bunların hepsini ve daha fazlasını Rahmi Turan’ın Turktime’ı ziyaretinde konuştuk. Buyurun…
Çıkaracağınız yeni gazetenin çıkış tarihi daha önce söylediğiniz tarihten ertelendi. Şimdi netleşmiş bir tarih var mı, yoksa bu tarih tekrar akamete uğrayabilir mi?
RAHMİ TURAN: Netleşmiş bir tarih yok. Aralık ayı içinde Adana matbaasının kuruluşu tamamlanacak. Diğer yerlerde bir sorun yok. İstanbul, Ankara, İzmir matbaaları bitmiş vaziyette zaten. Adana’da da bina hazırlandı, makine yola çıktı, onların montajı 1-1,5 ay sürer. Tahminime göre Aralık ayı sonuna doğru her iş biter biz de Ocak ayının ikinci yarısında kolları sıvayıp, hazırlıklara başlarız. Nisan başında yayına başlarız diye düşünüyorum. Ama bunlar kesinleşmiş tarihler değil tabii.
Aldığımız bilgilere göre telefonlarınız susmuyormuş. İşsiz olan ya da bulunduğu yerden memnun olmayan gazeteciler sizinle temasa geçiyorlarmış. Ne diyorsunuz onlara? Arayanlar kimler?
RAHMİ TURAN: Evet çok talep var. Gazete veya gazeteci adı söylemek doğru olmaz ama tabiri caizse tepeden tırnağa, yazarından, karikatüristine hatta bulmaca sayfalarını hazırlayanlara kadar arayanlar var.
YENİ GAZETENİN KADRO ÇALIŞMALARINA OCAK AYINDA BAŞLIYORUZ!
Peki, ne diyorsunuz onlara?
RAHMİ TURAN: Zamanı gelmedi daha, şu anda konuşacak herhangi bir durum yok. Ancak kadro çalışmalarına başladığımız vakit bunları değerlendireceğiz. O da ancak Ocak ayının ikinci yarısında olacak çünkü önce yerimizin belli olması lazım. Matbaaların hepsi tamam ama yazı işleri merkezinin nerede olacağı henüz tam olarak belli değil. Sanıyorum Maslak civarında bir yerde olacak ama hangi bina olduğu henüz belli değil, öncelikle binayı kiralamamız gerekiyor.
Gazetenin fiyatı ne kadar olacak?
RAHMİ TURAN: Fiyatı belli değil. Bu günden o fiyatı söylemek mümkün değil ama o günün şartlarına, kâğıt fiyatlarına göre belirlenir.
SIRTIMIZI HİÇBİR YERE DAYAMIYORUZ… GAZETE TAMAMEN BAĞIMSIZ OLACAK!
Geçmişte yayın politikanızla ilgili konuşmuştuk. Bize gazetenizde yer alacak ünlü gazetecilerden bir tane isim verebilir misiniz?
RAHMİ TURAN: Elbette bazı arkadaşlarla temas halindeyiz. Onlar halen bir yerlerde çalışıyorlar, çalıştıkları yerlerle araları açılabilir o yüzden isim vermek doğru olmaz ama herkesin takdir edeceği çok iyi isimler var. Bu görüştüğümüz insanlarla da şimdilik sadece dostluk çerçevesi içinde görüşüyoruz, henüz bir anlaşma söz konusu değil. Biz Bab-ı Ali’nin eskisi olduğumuz için o çevreyi tanırız, dostlarımız da var, iyi bir kadro kurulabilir. Tabii iyi bir kadro kurulurken maliyet de çok önemli, çünkü iyinin de iyisi var mutlaka. Bütçemizin elverdiği ölçüde iyi isimler olmasına gayret edeceğiz elbette ama sınırsız bir bütçemiz de yok. Çünkü herhangi bir holdinge, herhangi bir iş adamına, herhangi bir devlet kurumuna sırtımızı dayadığımız yok. Tamamen bağımsız, kendi başımıza hiç kimseden destek almadan yapacağız bu işi. Zaten gerçek anlamda bir gazete çıkması için de bağımsız olması gerekir, onun için kendi yağımızda kavrulacağız.
TAVIR… SON… İSTİKLAL… AMA GAZETENİN İSMİ HENÜZ NETLEŞMEDİ!
İsim netleşti mi? Ya da en azından alternatif isimler belirlendi mi?
RAHMİ TURAN: İsim henüz netleşmedi. 70- 80 isim üzerinde tek tek konuşarak bunu 16’ya indirdik ama herhangi bir fikir birliği yok. 5-6 kişi toplanıp konuştuğumuzda bir isim üzerinde ittifak kuramıyoruz. Bazı özel görüşmelerimiz sürüyor.
Bu 80 isim içerisinde neler var?
RAHMİ TURAN: Mesela ‘Tavır’ diye bir isim üzerinde duruldu fakat benim çok hoşuma gitmedi. Farklı farklı isim önerileri oldu ama şu an bir ittifak olmadı, hala bir arayış içerisindeyiz. Bir de çok güzel isimler var ama onlar da daha önceden alınmış. Şimdi onların sahipleri ile oturup pazarlığa kalkışsak bize devredin diye çok büyük rakamlardan söz açacaklar biliyorum. İstiklal diye bir gazete var mesela, halen yayın yapıyor. ‘İstiklal’ daha sempatik bir isim ama o da –resmi ilan gazetesi diyoruz biz onlara- piyasaya dağıtılmıyor. Şimdi onlardan bir teklif geldi biz gazeteyi size devredelim diye ama konuşmadık henüz daha. ’İstiklal’ ismini sahibi olmasa düşünürdük ama anlaşmamız gerecek, eğer çok yüksekten uçmayıp, makul bir rakam verirlerse memnuniyetle olur. Yalnız idari görevi olan arkadaşlarımızdan biri görüşmüş çok yüksek rakamlar istiyorlarmış, o yüzden de görüşmedik zaten. Hem kendileri teklif edip hem de abuk sabuk rakamlar teklif ediyorlar. Bir insan malını satmak istiyorsa makul fiyatlar vermeli, arz bizden gelse haklı olabilirler. O yüzden pek anlaşma olacağını sanmıyorum. Bir de ‘Son’ diye bir isim önerildi ama onu da çok beğenmedim. Şu an için anlaştığımız bir isim yok kısacası ama bulacağız elbette.
MEDYANIN DURUMU DAHA KÖTÜYE GİDİYOR!
Sizinle son yaptığımız söyleşide yandaşlık konusunda basının durumundan çok umutsuz konuşmuştunuz. O günden bu güne değişen olumlu ya da olumsuz bir durum var mı?
RAHMİ TURAN: Şimdi daha kötü. Giderek olumsuza doğru gidiyor. O zaman bir oran vermiştim; yüzde 90 demiştim, hatta yüzde 90’ı ben yuvarlak hesap söylemiştim tam olarak hesaplarsak yüzde 92 civarında oluyor. Şu anda medya dünyasının sadece yüzde 8’i bağımsız. Tabii bunu söylerken sadece gazete ve televizyonlardan, kâğıda basılı medyadan bahsediyorum, sanal dünya ilgili bir bilgim yok.
GAZETELERİN YAYINLADIĞI DEKLARASYONA İMZA ATMAM… BUNU AYIP SAYARIM!
Kısa bir süre önce 20 genel yayın yönetmeni bir araya geldi ve bir deklarasyon yayınladı; internet siteleri bizim haberlerimizden alıntı dahi yapamazlar diye. Siz duayen bir genel yayın yönetmeni olarak şu an gazeteniz olsaydı bu deklarasyona imza atar mıydınız?
Ben böyle bir deklarasyona katılmazdım. Katılmayı da ayıp sayarım. Böyle bir şeyi yakıştıramadım. Zaten hakları da değil. Ancak bu sanal medya dediğimiz internet medyası işine yasal bir düzenleme getirilmesi şart. Bu haberleri yaratanların, haberi yazıp altına imzasını atanların elbette hakları var, onların hakları nasıl korunur? Bunun yasa ile düzenlenmesi lazım. Bunu parasal açıdan söylemiyorum, en azından manevi açıdan. Yazıların tamamı alınmaz ama bir bölümü alınarak alıntı yapılıp meraklısı da buradan okusun denilebilir. Zaten benim bildiğim mevcut yasada da iktibas diye bir hak var. Yayınlanan haberleri herhangi bir haber organı iktibas edebilir. X gazetesinin yayınladığı haberin aynısını ertesi gün kendi gazetesinde yayınlama hakkına sahipler. Bu gazetecilikte pek yapılmıyor çünkü yayınlanan bir haber zaten herkes tarafından öğrenilmiş oluyor, bu durumda gazete prestij kaybedebiliyor ama buna yasal olarak hakları var. Ancak bazı özel haberlerde iktibas edilemez, her hakkı saklıdır gibi notlar düşülebilir. Böyle durumlarda da etik olarak bu haberleri almamak gerekiyor. Onun dışında herkes, her haberi alabilir. Biri bir haberi yaptı diye haber onun malı olmaz.
HABER ALINTILAMAYA YASAL DÜZENLEME ŞART!
Şu da var tabii… Özel haberi ya da kendi sinerjisiyle yaptığı haberi yayınlayan yayın organlarının haberini olduğu gibi almak, kaynak göstermemek de ahlaklı bir duruş değil.
Tabi, haklısınız. Mesela siz şu an benimle röportaj yapıyorsunuz, konuşuyoruz karşılıklı. Burada sizin bir emeğiniz olacak, yayınlayacaksınız, uğraşacaksınız başkası alıp aynısını koyacak. Bu olmaz. Ama standart bir haber; mesela bir bakanın adı bir skandala karışmış ve bu ortaya çıkmış. Böyle bir şey ortaya çıkmışsa bu herkesin haberidir, kamunun malıdır, bütün gazeteler, televizyonlar, internet siteleri alabilir. Bu benim haberim, bunu alamazsınız demek kadar abes bir şey olamaz. Onun için buna yasal bir düzenleme getirmek en doğru yol olacaktır.
Siz Türk medyasının yakın geçmişini bizzat yaşadınız, içinde aktör olarak yer aldınız. Geriye dönüp baktığınızda gazete genel yayın yönetmenlerinin bir araya gelip herhangi bir konuya hep beraber tavır aldıklarını hatırlıyor musunuz?
RAHMİ TURAN: Hayır. Böyle bir şey ilk defa oluyor.
O DEKLARASYON BAŞARISIZLIĞIN YARATTIĞI KOMPLEKSTEN!
Neye bağlıyorsunuz bunu?
RAHMİ TURAN: Başarsızlığın yarattığı komplekse bağlıyorum ben bunu. Gazeteler bir süredir kan kaybı gibi tiraj kaybediyor. Sözcü Gazetesi hariç her gazetede bu kan kaybı var. Sözcü’yü bir kenara ayırırsak, tiraj kaybeden bütün gazete yöneticilerinin patronlarına karşı bir mazeret bulmaları gerekiyor. Biz aslında iyi iş yapıyoruz ama bu internet medyası haberlerimiz alarak bizi mahvediyor şeklinde bir komplekse kapılmışlar. Hâlbuki iyi bir gazete çıkarsalar böyle bir şey söz konusu olamaz. Mesela Sözcü çok başarılı bir örnek burada; kendi siteleri var, haberleri de alıntı yapılıyor ama sürekli tiraj kazanıyor. Üstelik Sözcü Gazetesi 50 kuruşa satılıyor, diğer gazeteler ne kadarsa Sözcü de o kadar. Ucuz da ondan çok satıyor gibi bir bahane de yok, diğer gazetelere göre sayfa sayısı daha az, eki yok, promosyonu yok ama tirajı artıyor. Bunu düşünüp örnek almaları lazım. Öte yanda bazı gazeteler 80 sayfa çıkıyor, emin olun tartsanız kağıtları bir kilo gelir. Sözcü Gazetesi’nin ağırlığı 90-100 gram. Siz düşünün; aynı fiyata, bir taraf 1 kilo veriyor, diğer taraf 100 gram ama 1 kilo veren tiraj kaybediyor. Ben vaktim olmadığı için internet medyasını çok fazla takip edemiyorum sadece Turktime’ı düzenli takip ediyorum. Ama bu deklarasyondan sonra merak edip açtım birkaç siteye. Örneğin Gazeteciler.com, Postmedya.com ve Medyatava.com sitelerine baktım; yazıları alıyorlar ama kısa bir bölüm alıp devamı için link veriyorlar. Zaten deklarasyondan sonra da gazete tirajlarında bir değişiklik olmadı düşüş devam ediyor. O zaman burada hastalık başka yerde. Farklı bir teşhis koymak lazım. Teşhis yanlış olursa tedavi mümkün olmaz. Eğer halkımızın, vatandaşımızın, okurumuzun ilgi duyduğu, istediği gazeteyi hazırlamış olsalar zaten tiraj alırlar, en azından kaybetmezler. Tiraj almak kadar muhafaza etmek de önemli çünkü. Şu an yavaş yavaş kan kaybediyorlar ancak bir gün bu kayıp hızlanır ve takviye yapılmazsa hasta kaybedilir. Zaten gazetelerin birçoğu normal tirajlarının çok üstünde gösteriyorlar. Satışlarını neredeyse yüzde 30, yüzde 40 hatta bazıları yüzde 50 fazla gösteriyor. Bunu bizzat orada çalışan görevli insanlardan öğrendik. Bu şişirme tirajlarla insanlar kandırılıp ilana ve reklama yönlendirilmek isteniyor.

YORUMLAR
gazete sahibi burak akbay olunca hoşgeldin yeni cemaat medyası.bir başka sözcü. demekki Atatürkçülerden,yurtseverlerden bu kadar çok korkuyorlar ki iki gazete ile birlikte aramıza sızmak ,stiyorlar.
Bir kere daha söylemiştim Rahmi bey"ULUS"gazetesiyle konuştunuz mu?Ulus olmaz mı?
Ayni eski tas eski hamam misli bir yaklasim.Neymis efendim cikaracagim gazete Atatürk ilke ve inkilaplarina bagli bir yayin anlayisi olacak.Insanin kafasinin tasini atlatmak icin yazmista yazmis.Gecin bu payatlamis kaliplasmis hikayeleri.Halamin da seyi olsaydi amcam olurdu.Ya vallah ya paraniz cok ya da kendinize oyuncak ariyorsunuz.Ya biz hic akillanmiyacakmiyiz hi..Niye söylemiyor yeni cikaracagim gazetemi dasda ki coba da alacak üniversite talebesi de cami lerdeki cemaat da ! Benden bu kaden
16,36'da yazan arkadaş... ne güzel demişsin. eğer bu ülkede zaman gazetesi 1 milyon satıyorsa... satıyor olsaydı peşine söylediklerin doğru olabilirdi. ama zaman gazetesi ne kadar satıyor biliyor musun? ben söyleyeyim: 20 bin. o da iyimser bir rakam. geri kalan 980 bin kapılara zorla bırakılan gazeteler. her duyduğunuzu gerçek sanmayın. komik olur sonra
Eger bu ülklede ZAMAN gazetesi 1 milyon satiyorsa,demek oluyorki yetmis kisiden bir kisi bo gazeteyi satin aliyor.Rahmi Beyin cikaracagi gazete ZAMAN okuyularina hitap etmiyecegine göre büyük bir fiyasko kendisini canavar gibi bekliyor anlamini tasir.Ben dogruyu yazdim, tabi ki yayinlamiyacaksiniz.Ak göz kara göz belli edecek..
ben hafta sonu o 1 kiloluk gazeteleri alıyorum sonra kağıt toplayanlara satıyorum. daha kazançlı oluyor
sözcü biraz çirkin bir dil kullanılıyor ama bunlara da güzel dille yanıt verilmez ki.
ben rahmi turan'ın çıkaracağı gazeteye çıkış olarak 80-100 bin arasında bir tiraj veriyorum. bir yıl içinde bu rakam 300 bine çıkar. ve birkaç yıl içinde hürriyetin tepesine biner. bunu da kenara yazın
az sabret arkadaşım. halebi de arşını da ocak şubat gibi göreceksin. büyük ustayı da. bu satırlarını unutma ki hayattan bişeyler öğrenesin
yok duayen, yok büyük usta falan. halep ordaysa arşın burda. buyursun ustalığını koonuştursun. geçmiş geçmiştir. o zamanın şartları farklıydı şimdi farklı. neden gazete bir türlü çıkmıyor sanıyorsunuz?
almiim olmiim diyenler zaten almasın ve olmasın. sizin okuduğunuz gazete hakaret sayılır o kuruma. dile bak hele
üzerinde tartıştığınız isimlere bakınca gazeteden hevesim kaçtı. safı baştan belli. ben almiim alana da mani olmiim
godot'u beklerken diye bir yazı yazmıştınız köşenizde sayın turan. sizin gazetede de tıpkı godot gibi. bekle bekle geleceği yok.
bazı dönemler çok verimli topraklar gibidir. nasıl ki iyi verim almak için o zamanı beklemek lazım ise bu dönem de bir gazetenin tutması için çok uygun bir dönem. medya parçalanmış gazetecilik kalmamış, diğer taraftan seçim sathı mahalline girilmek üzere. burada adam gibi bir gazete iyi iş yapar. ama adam gibi bir gazete. becerebilirseniz isminiz daha yücelir. ama bu zamanlamayı tutturamazsanız işliniz zor
başbakana yalakalık yapmak yerine gazetecilik yapsalar gazeteleri okunur deklarasyon gibi saçmalıklarla da uğraşmak zorunda kalmazlar
e çıksın artık şu gazete de görelim!
istedikleri kadar deklarasyon, bildiri yayınlasınlar, biz haberi yine internetten okuyoruz.
Bir de hangi gazeteciler yer alacak onu da öğrenseydik iyi olacaktı
Okuduklarımdan anladığım kadarıyla Sözcü benzeri cesur bir gazete daha geliyor... Şimdiden başarılar
Rahmi bey uyanıklara dikkat edin... Bu piyasada çoktur bu işin tilkisi, 3 kuruşluk malı 5 liraya almayın. Gazetenin adının ne önemi var içeriği önemli, biz adı ne olursa olsun size güveniyoruz
rahmi turan'ı çok eskilerden tanıyan biri olarak gazete neden gecikti diye soran arkadaşlara bilgi vermek isterim. sayın turan asla işi şansa bırakmayan, her ayrıntıyı hesaplayan ve tüm riskleri sıfırladıktan sonra eksiksiz olarak yola çıkan bir yöneticidir. istim arkadan gelsin demez. yani merak etmeyin. en iyisini yapmak isteğinin sonucu bu gecikme. ürün ortaya çıkınca siz de anlayacaksınız
rahmi turan, puşt yuvası bir sektörde gerçekten adam gibi adam olarak kalmayı başarmış az sayıdaki gerçek gazeteciden biridir. rahmi baba denmesi boşa değildir.
çıkaracağınız yeni gazeteyi sabırsızlıkla bekliyorum büyük usta. daha fazla gecikmeyin
değerli arkadaşım doğru noktayı yakalamış. sizler daha okuma yazma bilmiyorken rahmi turan türk milletine gazete okutuyordu. bugün bab-ı alideki birçok gazetecinin abisidir. büyük ustaya sonsuz selam
RAHMİ TURAN KİMDİR-11 VE SON- rahmi Turan'ı anlatan bu 10 bölümlük yorumu şundan dolayı yazdım. şimdi ne idüğü belirsiz kişiler hadleriymiş gibi sayın turan'ı eleştiriyorlar ya... biraz edep diyorum. bu mesleki hayat öyküsünü okuyup şapkalarını önlerine koysunlar ve hadlerini bilsinler istedim. karşınızdaki herhangi bir isim değil, türk basın tarihinin yaşayan en büyük gazetecisidir.
RAHMİ TURAN KİMDİR-10- Dağların Sesi romanı üç ayrı kitabevi tarafından basılmıştır. Kara Murat romanları 18 cilttir. Bunların 9’u Erler Film tarafından sinemaya aktarılmış, Kara Murat rolünu ünlü aktör Cüneyt Arkın canlandırmıştır. Üç yıl önce gazete yöneticiliği görevini bırakan Rahmi Turan halen TURKTİME BAŞYAZARI OLARAK GAZETECİLİĞE DEVAM EDİYOR
RAHMİ TURAN KİMDİR-9- Rahmi Turan, Türkiye’de yüksek tirajlı gazete çıkartma rekortmenidir. Bugüne kadar 7 gazeteyi hazırlayıp yayın hayatına sokmuştur. Bu yalnız Türkiye’de değil, dünyada bir rekordur. Rahmi Turan’ın basılmış çok sayıda kitabı da vardır. Bunların en ünlüleri Dağların Sesi romanı ile Kara Murat dizisidir.
RAHMİ TURAN KİMDİR-8-Rahmi Turan, Türkiye’de yüksek tirajlı gazete çıkartma rekortmenidir. Bugüne kadar 7 gazeteyi hazırlayıp yayın hayatına sokmuştur. Bu yalnız Türkiye’de değil, dünyada bir rekordur. Rahmi Turan’ın basılmış çok sayıda kitabı da vardır. Bunların en ünlüleri Dağların Sesi romanı ile Kara Murat dizisidir.
RAHMİ TURAN KİMDİR 7-Turan, 1989-90 yıllarında bir süre Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliği görevinde bulundu. Daha sonra Bugün, Meydan ve Gözcü Gazeteleri’ni kurarak yayın hayatına soktu. Tüm bu gazeteler yüksek tirajlara ulaştı.
RAHMİ TURAN KİMDİR 6- 1985 yılında Yeni Asır Grubu’nun patronu Dinç Bilgin’le anlaşan Rahmi Turan, Sabah Gazetesi’ni hazırlayıp yayın hayatına soktu. Sabah Gazetesi Rahmi Turan zamanında net 650 bin satışa ulaşarak Türkiye’nin önde gelen gazeteleri arasında yer aldı.
RAHMİ TURAN KİMDİR-5 Rahmi Turan 1983 yılında, Günaydın’ın yan yayını olan Tan Gazetesi’ni çıkardı. Mizah ve espri yönü ağır olan Tan bir buçuk milyon tiraja ulaşarak rekor kırdı.
RAHMİ TURAN KİMDİR-4 Rahmi Turan’ın meslek hayatı boyunca kazandığı ödüllerin sayısı çok fazladır. Bazıları şunlardır: 1967 yılında Türkiye Spor Yazarları Derneği mizanpaj birincisi. 1969 yılında Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin en başarılı mizanpaj ödülü. 1987 yılında Ankara Gazeteciler Cemiyeti tarafından verilen “Yılın en başarılı gazetecisi” ödülü. 2000 yılında Yolsuzlukla Mücadele Derneği’nin “Onur ödülü” 2001 yılında Hukukun Egemenliği Derneği’nin “Şeref Ödülü” 2011 yılında Meclis Dergisi tarafından “Yılın Gazetecisi” ödülü...
RAHMİ TURAN KİMDİR-3-Turan, 26 Kasım 1968’de, ofset tekniği ile yayınlanan ilk gazetelerden olan Günaydın Gazetesi’ni kurup yayına başlattı. Günaydın Gazetesi kısa sürede Türkiye’nin en çok satan gazetesi haline geldi. Tirajı zaman zaman 1 milyonu aştı. 1969 yılında Günaydın Gazetesi’ndeki başarısıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin mizanpaj başarı ödünü kazandı.
RAHMİ TURAN KİMDİR-2 1967 yılında Hürriyet Gazetesi’ne transfer oldu. Aynı yılın sonunda Hürriyet’in yan yayını olan Son Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ne getirildi. Her görevinde başarılı olduğu için, 1968 yılının Kasım ayında, ön dönemin en ünlü gazete patronu olan Haldun Simavi, yeni çıkaracağı gazetenin sorumluluğunun 29 yaşındaki Rahmi Turan’a verdi.
RAHMİ TURAN KİMDİR-1 Öğrencilik yıllarında spor muhabiri olarak gazeteciliğe başladı. İstanbul Gazetecilik Enstitüsü’nü bitirdi.1960-61 yıllarında yedeksubay olarak vatani görevini yaptıktan sonra önce Yeni Sabah, sonra Akşam Gazetesi’nde önce spor muhabiri, sonra spor şefi ve spor sorumlu müdürü olarak görev yaptı. 1966-67 yıllarında Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin yarışmasında mizanpaj birincisi oldu.
türk basın tarihi yazılırken rahmi turan i,çin ayrı bir paragraf açılır. bunu yeni yetmeler bilmeyebilir. ama bu, değişmez.
rahmituran'ı daha önce bilmiyordum. buradaki, yazılarından ve röportajlarından tanıdım. benden başka herkes biliyormuş, çok utandım.
sizin bu piyasanın dışında kalmanız sadece sizin için değil türk basın tarihi için bir kayıptır. bir an önce kaptan olarakl dümene geçmelisiniz
Yıllardır yanlış teşhis koydukları için bu halde zaten gazeteler. İnternet çağındayız, millet uzaya çıkıyor bizim gazeteler hala kuponla okur topluyor...
Yüzde 90'ı yandaş olan bir medyaya yeni bir gazete şart. Umarım dediklerinizin arkasında durursunuz
Hiç güler yüzlü bir gazete görmedim, acaba nasıl birşey olacak merak ediyorum. Hele ki Türkiye'nin içler acısı halini düşünürsek...
Peki gazete için elemanlar nasıl alınacak? Bizim nereden haberimiz olacak? Biz de dört gözle bekliyoruz?
Rahmi Bey'e kesinlikle katışıyorum. Bilgi globaldir, hiç kimse benim malım şeklinde kendine saklayamaz. Bunların yaptıkları gazetecilik değil resmen ticaret
gazeteler deklarasyon yayınladılar da ne oldu? tirajları mı fırladı? hala düşüşteler
türkiye sınırları içinde çıkacak hiçbir gazetenin özgür,bağımsız,hür olacağını zannetmiyorum. sırtımızı dayamazsak, dayarlar!
internet medyası gazetelere çok büyük zarar veriyor. ben gazetelerle aynı düşüncedeyim. kopyala yapıştır gazetecilik mesleğinin değerini düşürüyor. yasaklanmalı!
bu deklarasyon tamamen acizlik örneğidir. sen doğru dürüst habercilik, gazetecilik yapama, sonra başla sızlamaya ay efendim şu şöyleydi de bu böyleydi. geçecen onları efendi!
her sabah kahvaltı için ekmek almaya gidiyorum ve gazete bayiinin yanında hergün 10 dakka düşünüyorum. hangi gazeteyi alayım diye. doğru dürüst haber yapan gazete bulamıyorum. hepsi çok aşırıya kaçıyor. ortada duran bir tane bile gazete yok. bu durum acaba sadece türkiyeye özgü mü?
Gazetenizin ismi ve logosu konusunda iyi düşünmenizi isterim.Ben bir okuyucu olarak yukarıda yazdığınız isimleri çok sıradan buldum.Benim düşüncem gazetenizin ismi "LUP" olsun.Logo olarak'ta lup (büyüteç) resmi kullanılsın.Habercilik de aslında olayları büyüteç altına almak değilmidir?
ortam yeni bir gazete için çok uygun. ama adam bir gazete için. hürriyet milliyet bitmiş durumda. yandaşları gazeteden saymaya gerek yok. sözcünün kulvarı farklı zaten. habertrk desen ne yaptığı belli değil. şöyle adam gibi, gerçekten haber veren, ilkeli yazarları barındıran bir gazete kısa sürede zirveye oturacaktır. bunu rahmi turan başarabilir. ama izin verirler mi bilmiyorum
değil 1 kilo 11 kilo gazete verseler farketmez. içinde haber olacak gazetenin. yoksa sadece kağıt toplayanlara yarar.
hafta sonu bir gazete al bir hafta sofra ezi olrak kullan. bu kadar kağıda yazık. içinde hep eften püften yazılar. bir sürü lüzumsuz karalama. harcanan kağıda yazık
hakkaten çok uzadı bu gazete muhabbeti. acaba hükümet mi engelliyor çıkmasını. bu kaçıncı erteleme? sanki söylenmeyen bazı başka sıkıntılar var.
üzerinde durduğunuz isimlere bakıyorum da anlıyorum ki ulusalcı bir gazete olacak. oysa ulusalcılık çökmüş bir ideoloji. çöken bir ideolojiyi diriltmeye çalışmak gazeteyi ölü doğurur. sizden beklenen daha ortada bir gazete yapmanız. tamam muhalefet yapın yandaş olmayın ama aydınlık çizgisine de girmyin. benim nacizane tavsiyem bu olur
sözcü gazetesi canavarlar gibi gidiyor. onu geçemeyecekseniz hiç yormayın kendinizi
yalancı çoban hesabı. bu kez gazeteyi çıkarsanız da kimse inanmayacak. bu tarih de ertelenirse tüm itibarınız sarsılır.
bu gazete çıkmaz, çıkamaz. yemeyin bizi