Kılıçdaroğlu: Dua Etmeden Uyumam
CHP Lideri kemal Kılıçdaroğlu Turktime Yönetim Kurulu Başkanı ve Güneş Gazetesi yazarı Talat Atilla’ya konuştu.
- Son Güncelleme:

Uzun zamandır herkesin kilitlendiği seçimler geride kaldı ama tartışmalar bitmedi. Tartışmaların odağında ise üçüncü dönem iktidara gelen AKP değil CHP var. CHP’nin merkez sağdan gelen vekillerinin adaylık sürecinden CHP’nin başarılı olup olmadığına her gün yeni bir CHP bombası manşetleri süslüyor. Tüm bunları olayın birinci muhatabı, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na sordum. Kılıçdaroğlu, Demirel’in, “Haberal için aradım” sözleri ve manevi dünyası ile ilgili Türk basınında ilk kez konuştu. İşte o özel açıklamalar. Buyurun…
ROPÖRTAJ: TALAT ATİLLA
ATİLLA: Başbakan Erdoğan siyasetçi ve gazetecilerden helallik istedi. Sizin de helallik isteyeceğiniz kişiler var mı?
KILIÇDAROĞLU: Başbakan’ın helallik istemesini samimi bulmuyorum. İnsan, farkında olmadan hata yapabilir, eksikliği olabilir. Elbette helallik istemem gerekenler olursa helallik isterim. Gerektiğinde helallik isteyen kişiye hakkımızı helal de ederiz ama kasıtlı ve bilinçli bir şekilde yapılan hatalara karşı dikkatli olmak adalet duygusunun incinmemesi için de gereklidir.
ATİLLA: Her şeye rağmen helallik istemesinin sizin nezdinizde hiç mi karşılığı yok?
KILIÇDAROĞLU: Başbakan kasıtlı yaptığı hataları siyaseten nemalandırmak için helallik istiyor. Plansız, kurgusuz hatalar olsaydı elbette değerlendirirdik ama pusu ve kurgu siyasetine prim vermem.
ATİLLA: Diyelim ki haklısınız ama neticede helallik istemek bir anlamda kendi adına özür dilemek değil midir?
KILIÇDAROĞLU: Taammüden, isteyerek, büyük bir iştahla yapılan eylemleri nasıl görmezden gelelim. Ben CHP’nin genel başkanı olmasaydım, yani yalnızca kendi adıma sorumluluk taşısaydım, Başbakan’ın bu sözlerine belki olumlu yanıt verirdim ama ben milyonlarca CHP seçmeni ve teşkilatımın hukukunu korumak zorundayım. Bana yapılan küfür, iftiraları sineye çekebilirim belki ama milyonlarca CHP seçmenini hedef alan eylemleri bir kalemde silemeyiz.
ATİLLA: Somut bir örnek verebilir misiniz?
KILIÇDAROĞLU: Onlarca somut örnek verebilirim. Bana partime yapılan hakaret, küfür ve iftiralar manşetlere, televizyonlara taşınmadı mı? Her şeyi bir tarafa bırakın; hadi seçim dönemi, hadi Başbakan’a yakın medya kantarın topuzunu kaçırdı bize karşı diyelim. Hadi bu aynı kalemden çıkmış manşetleri de unutalım. Başbakan bir yandan helallik isterken, diğer yandan Başbakan’a yakın medya CHP ve bana karşı hakaret ve iftiralarına devam etmiyor mu? Hem bir taraftan helallik isteyeceksiniz, diğer yandan da kendi oluşturduğunuz medyaya beni ve partimi hedef yapmaya devam edeceksiniz. Önce samimi olsunlar, sonrasına bakarız.
HABERAL’I LİSTEYE CHP İRADESİ KOYDU…
ATİLLA: Siz, “Demirel benden hiç kimse için ricacı olmadı” derken, Demirel, “Haberal için ricam oldu” dedi. Doğruyu kim söylüyor? Kime inanalım?
KILIÇDAROĞLU: Bu konuda Demirel’in iki gazetede demeci çıktı. İki demeç birbirinden farklıydı. Bir demecinde benim, “Hiç kimse için ricacı olmadı” sözümü doğrularken, diğer demecinde sizin ifade ettiğiniz sözleri söylediği yazıldı.
ATİLLA: Tam da bu noktada merakımız yükseliyor işte. Demirel’in hangi demeci doğru? Ya da doğruyu kim söylüyor? Demirel’in, ‘Haberal içim ricam oldu’ şeklinde gazetelerde çıkan demecini tekzip etmesi gerekmez miydi?
KILIÇDAROĞLU: Demirel’in, “Hiç kimse için ricam olmadı” demeci doğrudur.
ATİLLA: Takdir sizin ama ben olsaydım, derdim ki, “Sayın Demirel, iki birbirine benzemeyen beyanat veriyorsunuz. CHP’den kendime siyasi güç devşireyim derken, CHP’ye zarar veriyorsunuz. Size atfedilen, ‘Ben rica ettim’ haberini tekzip edin” derdim.
KILIÇDAROĞLU: Sayın Demirel Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanlığını yapmıştır. Kendisini üzmek istemem ama CHP lideri olarak diyorum ki, ‘Haberal’ı listeye diğer tüm vekillerimizde olduğu gibi CHP iradesinin dışında bir irade aldırmamıştır. ‘ CHP’nin bir genel başkanı ve yetkili organları var. Bu konuda Sayın Demirel’le bir tartışmanın içine girmem.
ATİLLA: Cumhurbaşkanlığı yapmış bir insan üzüleceğine, ben üzülürüm tavrı bu ama.
KILIÇDAROĞLU: Olsun, gerekiyorsa biz üzülelim. Haklının tezahürata ihtiyacı olmaz.
ATİLLA: Bu tartışmalar olunca, kamuoyunda, “Mehmet Haberal’ın da tavassuta ne kadar da ihtiyacı varmış” gibi bir algı da oluşmuyor mu?
KILIÇDAROĞLU: Haklısınız belki ama şunu da ifade etmek isterim. Haberal’ın tavassuta, torpile ihtiyacı yok. Benim Haberal’la tanışıklığım çok uzun yıllara dayanır. Yeni tanışmıyoruz. Mehmet Haberal’ın hastanesi yokken de kendisini tanırdım. Değerli bir bilim ve düşünce adamıdır. CHP’ye Milletvekili olarak katkısı olacağına inandım. Mesele budur. Bunun dışındaki tartışmalara girmem.
SONUCU KÜÇÜMSEMEK İYİ NİYETLİ BİR DAVRANIŞ DEĞİL
ATİLLA: İktidar partisi ile anayasa değişikliklerinde anlaşmanız temel üç madde de fikir birliğinize mi bağlı?
KILIÇDAROĞLU: Öncelikle iktidar partisinin neler düşündüklerini öğrenmek istiyoruz. Daha sonra da kendi düşündüklerimizi paylaşacağız.
ATİLLA: CHP’nin oyunun yüzde 26 çıkmasını neye bağlıyorsunuz?
KILIÇDAROĞLU: Herkes açıkça gördü ki, biz AKP’den fazla çalıştık. Her çalışmanın hak edilen sonucu alması kısa zamanda olmayabilir. Gidilmedik yer, sıkılmadık el bırakmadık. Seçimin sonuçlandığı gece de tüm Türkiye’ye, ‘Seçim bitmemiş gibi çalışacağız’ diye seslendim. Seçmen nezdinde güven arttırmak, yanlış algıları, eksiklikleri düzeltmek hemen mümkün olmuyor ama aldığımız sonucu küçümsemenin çok da iyi niyetli bir bakış açısı olduğunu düşünmüyorum.
AGRESİF DEĞİLİM, PARTİMİ VE SEÇMENİMİ SAVUNDUM!
ATİLLA: Özel yaşamınızdaki mütevazi ve hoş görülü tavrınıza rağmen kürsüye çıkınca agresifleşiyorsunuz. Neden?
KILIÇDAROĞLU: Yok, agresif değilim. Seçim mitingleri doğası gereği hareketli ve coşkulu ortamlar. Bu yapıyla örtüşmeniz lazım. Ayrıca bana ve partime edilen hakaretlere cevap vermemem CHP seçmeninin de hukukunu korumamam anlamına gelir. Biz agresifleşmedik, partimize, seçmenize yapılan hakaret ve iftiralara karşı meşru bir savunma yaptık.
ATİLLA: Dünya görüşü olarak, “Asla tahammül edemem” dedikleriniz nelerdir?
KILIÇDAROĞLU: Yalana, iki yüzlülüğe ve böbürlenmeye tahammül edemem.
ATİLLA: CHP liderliği sizin için ne anlama geliyor? CHP’ye lider olmak nasıl bir duygu?
KILIÇDAROĞLU: CHP genel başkanlığı zor bir görevi baştan kabullenmek demek. Her partinin kendine özgü sorunlarıyla boğuşmak demek. CHP liderliği, geçmişten kaynaklanan ama aşılması gereken alışkanlıklarla mücadele etmek demek.
ATİLLA: Vakit probleminiz olduğunu biliyorum ama canınız sıkılınca nasıl rahatlıyorsunuz? Pişti mi oynuyorsunuz, okeye mi dönüyorsunuz?
KILIÇDAROĞLU: Ben eskiden bu yana sinemaya meraklıyım. Fırsat bulmam çok zor oluyor ama şayet zaman bulursam evde uzanarak film izlemek beni rahatlatır. Gazete okumayı, köşe yazarlarını okumayı severim. Beni eleştiren yazarlar dahil bir çok yazarı okurum.
İNANÇLIYIM, İBADET EDERİM, DUA ETMEDEN UYUMAM…
ATİLLA: Gazeteciler kamuoyu adına tanıklık yaptıkları için bazen nezaketsiz sorular da sorabilirler. Size nezaketsiz bir soru soracağım ama ortamı biraz daha yumuşatmak istiyorum.
KILIÇDAROĞLU: (Gülerek ve öne doğru eğilerek) Eyvah desenize…
ATİLLA: Kılıçdaroğlu’nun inanç dünyası nasıldır?
KILIÇDAROĞLU: Bu sorulara yazmamak üzere cevap vermem uygun olur.
ATİLLA: Aramızda kalırsa okuyucularımıza ikimiz birden haksızlık etmiş oluruz. (Kılıçdaroğlu defalarca ısrarımdan sonra gönülsüz de olsa yanıt verdi…)
KILIÇDAROĞLU: Bu konuların konuşulmasını doğru bulmuyorum ama madem ısrar ediyorsunuz, Allah’a inanırım. İnançlı bir insanım. İnanmak güzel bir duygu. Sıkıştığımızda bizi işiten, dua edebileceğimiz bir yaratıcıyı bilmek insan için çok önemli. Allah bizden dürüst olmamızı, kimseyi incitmememizi, kul hakkı yememizi istiyor.
ATİLLA: Gazeteciler nezaketsizlik yaptıklarında dur, durak bilmezler. Bir nezaketsiz soru daha sormak istiyorum; Allah’la kul arasında olduğuna şüphe yok ama ibadet ediyor musunuz?
KILIÇDAROĞLU: Sizin de dediğiniz gibi bunlar Allah’la kul arasındaki konular.
ATİLLA: Haklısınız ama Allah’la kul arasına girmeyen kalmadı zaten.
KILIÇDAROĞLU: (Gülerek) Bir de ben gireyim diyorsunuz yani.
ATİLLA: Günaha giriyorum belki ama ibadet ediyor musunuz? Bu konuda başka soru sormayacağım, söz. (Yine sıkıcı ısrarlarım var)
KILIÇDAROĞLU: İnancı olan herkes gibi ben de ibadet ediyorum. Dua etmeden uyumam. Başımı yastığa koymadan önce hesabımı veririm. İnancın güzelliği ve gücü bunların malzeme yapılmamasından gelir. İnanana da, inanmayana da saygılı olmak zorundayız. Allah’ın da istediği bu değil mi? Problem biraz da, ‘Allah’ın soracağı soruyu, kulun sormasında yatmıyor mu?’
ATİLLA: Utandım şimdi.
KILIÇDAROĞLU: Rica ederim sizi utandırmak için söylemedim. Gazeteci olarak her şeyi merak etmenizin anlaşılır tarafı var, benim sözümün muhatabı kendisini Allah’ın icra memuru olarak görenleredir.
ATİLLA: Samimi yanıtlarınız için teşekkür, özel alanınıza girdiğim için anlayış bekliyorum.
KILIÇDAROĞLU: Rica ederim. Kolay gelsin.



YORUMLAR
Röportaj da en ilgimi çeken Kılıçtaroğlu nun yalana hiç tahammülüm yok demesi,kendi kendine nasıl tahammül ediyor acaba?
zerdüşte tapan zerdüşte dua eder! sen de öylesin kemal karabulut. önce soyadını niye değiştirdiğini açıkla militan tuncelili! 1 ülkücüyü nasıl yurttan aşağı itip öldürdüğünü açıkla ülkücülere! senin sonun hapis. baykal yeniden başkan olacak! ülkücüler bu tarihe kadar sana bişi yapmazlarsa tabi!
o misafir ler ,o iftiracilar, o nlar sadece kotuleyenler,onlar muaviye ve amerika'nin yandaslari.....utanmak insanlara ...hayvanlarda utanir...sadece domuz utanmaz... agar oldu ama ne yapalim
kimin için dua ediyorsun? iranın kuklası iran alevisi beşar esat ve ermeni pkk için mi? türk ordusu için dua etmediğin açık!
zerdüşte mi dua ediyosun kemal sen de diğer pkklılar gibi? kime dua ettiğin belli değil! tuncelililer zerdüşte tapıp devlete kurşun sıkıyorlar! alevi bile değiller. ermeniler.
militanlara, ergenekonculara ve pkkya değil.. bir kere de türkiyeye dua et tuncelili. zihninden türkiye düşmanlığını at!
mustafa beyzade oğlu sn talatın bır hümet sözçusu oldugunu dın üzerınden sıyasetın mubah olugunu hangı kırıterlerde oldugu apaçık ortada degılmı ödülde aldınızmı atılla bey yanı dıyorlarkı bugun yukselen degerler ışıgı altında neolıbarel dönüşümün gereklılıgının çok kulturluluk çok küreselızımın sıyasal pratıkte devletten önçe bıreyın korunması ınsan güvenlıgının oluşturulması bektaşı ve alevılerının nasıl ınandıgınan geçıyorla mı bulçaksınız ARTIK UYANIN LÜTFEN ALEVI BEKTAŞILERI ÖÇÜ GİBİ GRMY
Bırakın bunları , bu milleti yüzyıllardır allah allah diyenler uyuttu , donuna kadar soydular yetmedi yunanı anadoluya çıkardılar , bari siz bunlara sığınmayın.
Sn.Atilla bey, bir röportajda başbakanımızla yapmanızı rica ediyorum.ona kul hakkı yiyip yemediğini ve 1995 senesinde belediye başkanı olduğu zamandan bu zamana kadar 16 sene geçti.bu zaman zarfında dünya zenginleri listesine nasıl girdiğini sormanızı istiyorum.
sayın genel başkan daha liderlik vasıflarının en önemli tarafının ne olduğunu çözememiş.lider bağımsız olmalı ki kadrolarının hakimiyetini elinde tutabilsin. sayın başkanın elindeki kadro bağımsızken ve her telden ötebiliyorken ne yazık ki kendisi onlara bağımlı.kendisinin seçimde her dakikasını koşuşturma içinde geçmesi çok çalışma değil boş çalışmaya çeviren en yakınında kibağlı olduklarıdır.ortaya içi boş vaatler koyarak meydanlara salınması,akp'nin sağlam hedeflerini daha netleştirmiştir.
Hulya kardeşim, SSCB de yıllarca,bir asra yakın ÜRETMEYEN Halkını asgari yaşam sağlıyacak bir MAAŞA bağlamıştı.Ben sn KILIÇTAROĞLUNUN Kürt Politikalarındaki duruşunu tasvip ediyorum,bunun dışındaki ekonomik ve sosyal politikalarının hiçbirini tasvip etmiyorum ve çağdışı buluyorum.Sizler bu kafada giderseniz, Sizi UYGAR Dünyalılar, muadiliniz olan 18 ci-19 cu ASIRLARIN Yaşanmakta olduğu GEZEGENLERE Postalıyacaklar.Yeter artık,Lütfen kendinizi GÜNCELLEYİNİZ.H.tahsin.
Sevgili Zombi,CHP her zaman örneğin bir AKP den çok daha az buyurgan ve statükocu olmuştur.Yandaşların CHP nin içini boşaltmak için söylediği aslı olmayan şeylerdir.Herkesi azarlayan,kovan,kovduran,bitaraf olan bertaraf olur diyen AKP ye demokrat diyen yandaş,CHP de okuma yazma oranı yüksek ve kafası çalışan insanlar olduğu için halktan kopuk diyor.Bunu başka kılıflarla sunuyor.Su götürmez bir gerçek CHP içinde bu kara propagandaya uyan cahil insanlarda var artık.Birisi dahil.
siyasilere şahıs olarak oy ver deseler,,,KEMAL BEYE oy veririm...chp buyurgan,statükocu zihniyeti bırakıp,,,,özgürlükçü,yaptırımcı değil,denetleyici,,olsa,kısaca şeksiz,şüphesiz,amasız,fakatsız,çözeceğiz,yapacağızlarla değil,,NET,BARİZ,KESİN ifadelerle yürüse yol alır düşüncesindeyim....zombi
Hiçbir Genel Başkan bu kadar kısa sürede kredisini yitirmedi ve tartışılmadı.Sarfettiği sözlerin arkasında durmuyor,kendine güvenip onu yükseltenleri kötülüyor,herşeyden önemliside batı kompleksi var.Kompleksler tedavisi zor saplantılardır.Geçer gibi olur sora gene nükseder.Partide istikrar isteyen kişiler şimdilik belkide kendince haklı olarak kalsın diyorlar ama sorun her geçen gün büyüyecek,gün gibi ortada.
Syn başkanın yorumları okuyacağını düşündüğüm için yazıyorum.Halkın %75'i CHP den korkuyor, bunun nedenlerini araştıracak anket yaptırsın.Çok ilginç sonuçlara ulaşacaktır.Aile sigortası gibi çok çağdaş öneri reddelip yerine sadakayı kabul etmenin altındaki korku nedir? Bence "kayıt altına alınmak"...Kayıtlı herşeyden korkan çok insan var.Nedeni "somali" gibi yaşam mücadelesi veren halka ALMANYA gibi müfettiş gelmesidir.
laiklik söylemini Atatürkü ağzından düşürmeyen baykallı chp 2007 de desp ile beraber %20 küsür aldı,kılıçdaroğlu tek tabanca %26 aldı,akp valiler dahil devletin tüm imknalarını kullandı.Allah'tan korkan Kılıçdaroğlu başarısız demez,ancak küçük olsun benim olsun düşüncesinin artıkları başarısız diyebilir.
CHP ilk fırsatta kurultaya gitmelidir.Kılıçdaroğlu beklemeye alarak aklınca şimdiki parti yapısına karşı olanların ayrılmasını ve başka oluşuma gitmesini bekliyor.Biz AKP liler gibi değiliz,herhalde biliriz bu kurultay stratejilerini.Ortamı geren ve şu anda soğuk savaş isteyen Kılıçdaroğludur.Partinin parçalanmasını ne yazıktır ki kaçınılmaz görüyorum.Kılıçdaroğlunun amacıda o zannederim
talat kardeşim teşekkür ederim.
Anladığım kadar bu röportajda ya sn.ATİLLA jest yapıp yada incelik yapıp önemli soruları yöneltmemeiş,yada röportajın bir bölümünü sunmuş fakat cins biri olmama rağmen ATİLLA ya güvenirim.Kılıçdaroğlu ise ne yazık ki iyi bir rota hala çizemiyor.Haberal,Balbay gibi tercihler olumlu karşılandı her kesimde fakat medya hala bu soruyu soruyor.Konuşmalarından,örgüt seçiminden,herşeyden sonra ben şunu merak ediyorum.Bu başkan liberalmi,sosyal demokratmı?Bilen varmı.
Farklılıkları kabullenerek,saygı duyarak,dayatmayarak,farklı unsurlarda gizli ajandaları olmadan yaşamayı,iktidarlarda farklılıkları adaletli yönetmek yeterliğini,becerisini göstermelidir.Ama benim seçtiğimi tanımam gerk,benim adıma beni yönetme irade ve yetkisini devrettiklrimi tanıma hakkımdır.Onun için ben buyum diyebilmeli,toplum tanımalı,ama yetenekli,becerikli,farklılıklara saygılı,bunu ispatladığına tanık olarak da ben ona oy vermeliyim,vekaletimi devretmeliyim.Çözmeye gerek kalmamalı Ali
İnsanlar inancını,kimliğini,yani aidiyetlerini inkar ederek veya gizleyerek değil,aksine inancını ve değerlerini yaşayarak kişilikli bir tavır içinde olmalıdır.Bu tavır içindeki insanlar birbirinin inançlarına ve değerlerine saygı göstermeli,kabullenmeli ve birlikte yaşama yeterliğini,iradesini ve eylemini göstermelidir.Hristiyan da Allah' a inanıyor.Mesela,Banagöre Müslümanım demeli sonra gerekirse-Aleviyim veya sunniyim,Türk vatandaşı olarak türkmenim,kürdüm,arabım demeli,farklılıkla yaşanmalı
Kılıçtaroğlu CHP'yi ve görevlerini teorik anlamda iyi biliyor.Fakat uygulamadaki siyasi riyakarlıkları bilmiyor.Etrafındaki insanları test etmeden tanıması zaten imkansız."Herkese güvenirim, taaa ki bir yanlışını görene kadar..." mantığı ile hareket ediyor.Etrafındaki insanları seçerken,bilhassa danışmanlarını çok acımasız, ve hedefleri yüksek olmalı diye düşünüyorum.
Syn Atilla 2,5 yıl aradan sonra sitenize karşı kırgınlığımdan dolayı kilitlenmiştim, çamaşır makinası kapağı gibi bir süre durduktan sonra kendiliğinden çözülen tiplerdenim.Sitenizde maşallah bütün yorumcu arkadaşlarım aynı performansta devam ediyorlar.2,5 yıla rağmen kimseciklerin fikrinde bir değişiklik olmamış.Herkes aynı fikirde duruyor.Bence siyasetçiler bu yorumcuların ruh halini çözerlerse eminim epey yol katetmiş olacaklar.
Dün dünür geldi, sağolsun kendisi hasta chp lidir.Başladı saçmalamaya; "Bu salak halk akp ye %50 verdi.." vs.diye sıralamaya başladı.Bende cevaben, Bu Halkın %25 lik SALAK dilimi, Portekizde,İspanyada,Yunanistandaki Sol İKTİDARLARIN Ülkelerini ne hale getirdiğini görmemekte ISRAR ederek,hala popülist politikacıların yuvalandığı Chp ye oy vermeye devam ediyorlar.2001-2002 Unutmuş olacak kadar HAFIZA ZAYIFI bir toplum dilimi ancak Türkiyede bulunur dedim....H.Tahsin
SN CHP LIDERI KEMAL KILIÇTAR OĞLUNUN dın hakındakı düşünçelerı tüüüm ınsanlıga ıbret olsun aslında hıçbır kışı ınsanların dını ırkını meshebını yargılama gıbı bır luxlerı olmaması lazıdır sıyasetçılerın özellıkle bunlardan kaçınması aksısı sosyolojı lıtaretüründe en etkılı sılahın dın ırk meshep ayrıçalıklarının sılahıdır sn başbakanın bu derslere hızlı şekılde çalışması aksı davranışlar TÜRKIYE CUMHURİYETINDE YAŞAYAN vatandaşlara faturaları kesılmektedır 4,5 ta bu yorumu neden gönderıyorum
demirel rica etmis olabilir,bu suc ta degil utanilacak bir durumda degil.haberal oyle siradan bir insanda degil.chp de esas anlasilmaz olan,hatta utanilacak olan.bazi saibeli isimlerin myk ve baskan yardimcisi olmasidir,sizde birkac ay once yazdiniz.gursel tekinin durumunu.sonradan turk time eksen kaymasi oldu,bir daha yazamadiniz,bunu yazacaginizi beyan etmistiniz,maalesef olmadi sayin atila,nede?.koca chp neden bir kisinin ikbali ugruna harcandi
Sayın atilla sizi severim ama kritik tek soru yok,eksen kaymasıyla ilgili tek soru yok,söylemle ilgili yok,tartışılan konularla ilgili yok.Ne yazık ki kemal Beyde söylememiş.CHP liderliği olumsuz alışkanlıklarla mücadele demekmiş.Hangi alışkanlıklar?İçimden geleni ilk kez yazayım.Kılıçdaroğlu istifa et,yok etmem diyorsan bence sen oraya getirildin.Dediğin gibi samimi ve inançlıysan lütfen.
Samimi olmaktan kaçınmamak lazım.Samimi olmak lazım.Çamur atıp leke bırakırım hesabından vaz geçip,İnandırıcılığı olan Projelere yönelmek lazım.Dünyayı daha yakından mercek altına almak lazım.Küfüre ve Hakarete teşebbüs etmemek lazım.Korkmadan BDP ile Birleşme Projesini açıklamak lazım.Bunu korkmadan telafuz etmek lazım.Değilmi.?