Turk Time
DOLAR
47,5422 %0.06
EURO
54,8690 %0.1
ALTIN
6203,5050 %0.46
BIST-100
13458,10 %0
PETROL
83,4100 %-6.41
BONO
42,0500 %0.12
ISTANBUL
BUGÜN
24/30°
ISTANBUL
YARIN
23/32°

AYM'den Noter kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin yasal düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.

  • Son Güncelleme:
AYM'den Noter kararı

Resmi Gazete'de yer alan karara göre, CHP, 7532 sayılı Noterlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un bazı hükümlerinin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek iptali için AYM'ye başvurdu.

Yüksek Mahkeme, incelemesi sonucu söz konusu kanunla, Noterlik Kanunu'nun 52. maddesine eklenen, "noterlerin tatil gün ve saatlerinde çalışmasının yönetmelikle düzenleneceğine" ilişkin hükmü iptal etti. İptal hükmünün, 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildi.

AYM'nin kararında, Anayasa'nın 50. maddesinde çalışanların dinlenme hakkına sahip olduğu, bu kapsamda hafta tatili ve izin hakkına ilişkin düzenlemelerin kanunla yapılması gerektiği kaydedildi.

Noterliğin serbest meslek olarak icra edildiği ancak bir kamu görevi olduğu vurgulanan kararda, izin günlerinde çalışmalarının çıkarılacak yönetmelikle düzenlenmesinin dinlenme hakkına sınırlama getirdiği ifade edildi.

Temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamaların Anayasa'ya aykırı olamayacağına işaret edilen kararda, noterlerin izin günlerinde çalışmasına ilişkin temel ilke ve esaslar ile genel çerçevenin söz konusu düzenlemede yer almadığı bildirildi.

SANIK AVUKATINA BİLDİRİMİN YETERLİ OLMASI DÜZENLEMESİ İPTAL EDİLDİ

Ayrıca, AYM, ilgili kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine eklenen, "Sanığın dosyada var olan son adresine bildirim yapılamaması veya bildirime rağmen duruşmaya gelmemesi halinde müdafine yapılan bildirimler yeterli kabul edilir." hükmünü de iptal etti.

Kararda, ceza yargılamasında hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilebilmesi için savunma hakkının kişiye bizzat sağlanması gerektiği vurgulandı. Suç isnadındaki kişiye bizzat savunma hakkı tanınmasının, hakkaniyete uygunluğun bir gereği olduğuna işaret edildi.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz