Turk Time
DOLAR
45,6152 %0.06
EURO
53,0474 %0.01
ALTIN
6610,1500 %-0.76
BIST-100
13634,00 %-2.69
PETROL
107,1800 %2.06
BONO
43,8300 %0.46
ISTANBUL
BUGÜN
16/21°
ISTANBUL
YARIN
16/21°

Astımda erken uyarı dönemi: Ataklar önceden saptanabilecek

ABD’deki Mass General Brigham ile İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden bilim insanları, 2 bin 500’ü aşkın astım hastasının kan örneklerini inceledi. Metabolomik analiz adı verilen yöntemle kandaki küçük moleküller değerlendirildi ve astım krizleriyle ilişkili biyolojik örüntüler belirlendi.

  • Son Güncelleme:
Astımda erken uyarı dönemi: Ataklar önceden saptanabilecek

ABD’deki Mass General Brigham ile İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden bilim insanları, 2 bin 500’ü aşkın astım hastasının kan örneklerini inceledi. Metabolomik analiz adı verilen yöntemle kandaki küçük moleküller değerlendirildi ve astım krizleriyle ilişkili biyolojik örüntüler belirlendi.

YAĞLAR VE HORMONLAR ARASINDAKİ DENGE
Araştırma ekibi, sfingolipid adı verilen yağ türleriyle vücutta doğal olarak üretilen steroid hormonlar arasındaki oranların, gelecekteki astım atakları için güçlü bir risk göstergesi olabileceğini saptadı. Bu oranın ölçülmesiyle, bir kişinin önümüzdeki beş yıl içinde kriz geçirme ihtimalinin tahmin edilebileceği belirtildi.

BAZI HASTALARDA BİR YIL ÖNCEDEN İŞARET
Independent Türkçe'de yer alan habere göre, bilim insanları, geliştirilen yöntemin bazı hasta gruplarında ilk astım atağını bir yıl önceden öngörebildiğini ifade etti. Bu durum, özellikle yüksek risk altındaki hastalar için erken önlem alınmasının önünü açıyor.

Çalışmanın baş araştırmacılarından Karolinska Enstitüsü’nden Craig Wheelock, sfingolipidler ile steroid hormonlar arasındaki etkileşimin astım risk profilini belirlediğini söyledi. Wheelock, bu yaklaşımın hem biyolojik açıdan anlamlı hem de klinik uygulamalar için uygun maliyetli bir test potansiyeli taşıdığını vurguladı.

Araştırmada, onlarca yıl boyunca toplanan verileri içeren üç büyük astım çalışmasının elektronik sağlık kayıtları analiz edildi. Sfingolipid–steroid oranlarını temel alan modelin, ilaç kullanımı ve genetik bilgilerle birlikte değerlendirildiğinde, yüksek riskli hastaları yaklaşık yüzde 90 doğrulukla tespit edebildiği bildirildi. Sadece standart klinik verilerle yapılan tahminlerin ise yüzde 50 ile 70 arasında doğruluk sağladığı aktarıldı.

Araştırmacılar, yöntemin gelecekte laboratuvar testleriyle hastalara kolayca uygulanabileceğini ancak klinik kullanım için ek doğrulama çalışmalarına ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Geliştirilen teknik için patent başvurusu da yapıldı.

ASTIM ATAKLARI NASIL GELİŞİYOR
Astım atakları; öksürük, hırıltı, göğüste sıkışma ve nefes darlığı gibi belirtilerin ani şekilde şiddetlenmesiyle ortaya çıkıyor. Alerjenler, solunum yolu enfeksiyonları, stres, egzersiz ve çevresel faktörler bu atakları tetikleyebiliyor. Bazı durumlarda belirtiler hemen başlarken, kimi zaman saatler ya da günler sonra ortaya çıkabiliyor.

Mass General Brigham’da doçent olan Jessica Lasky-Su, astım tedavisindeki en büyük sorunlardan birinin, hangi hastanın yakın dönemde ağır bir atak geçireceğini önceden belirleyememek olduğunu söyledi. Lasky-Su, elde edilen bulguların bu alandaki önemli bir boşluğu doldurabileceğini ifade etti.

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz