Turk Time
DOLAR
43,6024 %0.16
EURO
51,5860 %0.37
ALTIN
6943,5300 %3.13
BIST-100
13522,00 %-0.49
PETROL
67,9100 %0.53
BONO
35,0600 %-0.4
ISTANBUL
BUGÜN
10/11°
ISTANBUL
YARIN
7/11°

Telefonla uyuyanlar risk altında

Gece yatağa girip telefona son kez bakmadan uyuyamayanların sayısı giderek artıyor. Uzmanlara göre bu alışkanlık yalnızca uyku süresini kısaltmakla kalmıyor; beynin kendini onarma, duyguları düzenleme ve zihinsel enerjiyi yenileme süreçlerini de ciddi biçimde bozuyor. 

  • Son Güncelleme:
Telefonla uyuyanlar risk altında

Gece yatağa girip telefona son kez bakmadan uyuyamayanların sayısı giderek artıyor. Uzmanlara göre bu alışkanlık yalnızca uyku süresini kısaltmakla kalmıyor; beynin kendini onarma, duyguları düzenleme ve zihinsel enerjiyi yenileme süreçlerini de ciddi biçimde bozuyor. 

YORGUNLUK HARİTASI

Modern yaşamın temposu, dijital uyarıların hiç susmaması ve artan stresle birlikte pek çok kişi kendini sürekli yorgun hissettiğini söylüyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, tıbbi bir neden saptanmayan bu tabloda bütüncül bir değerlendirme olan “yorgunluk haritası” yaklaşımının önemli olduğunu belirtti.

UYKUSUZLUK DEPRESYON VE ANKSİYETEYİ TETİKLİYOR

Uykusuzluğun, depresyon ve anksiyete gelişiminde en güçlü risk faktörü olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "İlişki iki yönlü; bozuk bir uyku, depresyon riskini artırır, depresyon ise zaten uykuya dalma güçlüğü, erken uyanma veya sık uyanma döngüleriyle uykuyu bozar. Telefon ışığına bakarak uyuduğumuz, gece uyanıp bildirim kontrol ettiğimiz bir dünyada dinlendirici uyku artık bir lüks gibi. Gün boyu süren fiziksel ve zihinsel yorgunluğun ardında çoğu zaman kaliteli uykunun olmaması yatar. Uyku, beynin pekiştirme, duygusal düzenleme ve toksinlerden arınma (Glimfatik Sistem) süreçleri için kritik öneme sahiptir. Kalitesiz veya yetersiz uyku, beynin bilişsel işlevlerini (dikkat, hafıza, karar verme) bozar, bu da kişinin kendini "beyin sisi" içinde hissetmesine ve daha çabuk zihinsel olarak yorulmasına neden olur"

DEPRESYON MU, TÜKENMİŞLİK Mİ?

Depresyon ile tükenmişlik arasındaki sınırın giderek silikleştiğine dikkat çeken Yaşar, tükenmişliğin genellikle işle sınırlı kalabildiğini, ancak yorgunluk ve çökkünlüğün hayatın tüm alanlarına yayılması ve en az iki hafta sürmesi hâlinde depresyon açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

İLK ADIM: YORGUNLUĞUN KAYNAĞINI BELİRLEMEK

“Sürekli yorgunum” şikâyetinde ilk adımın kapsamlı bir değerlendirme olduğunu söyleyen Yaşar, uyku düzeni, stres faktörleri, kaygı düzeyi ve yaşam koşullarının birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti. Tedavide uyku hijyeni, dijital detoks, stresle baş etme becerileri ve gerekirse psikiyatrik destekle iyileşmenin mümkün olduğunu vurguladı. (İHA)

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz